16 Ocak 2013 Çarşamba

İYİYİM, İYİSİN, İYİ Mİ?

İyi insan olmanın kriterlerini sıralayalım dediğimizde, başkalarına yardım etmek şıkkı ilk sırayı alır genellikle ve çoğu zaman bu yardımın maddi olanından bahsedilir. Mesela birini anlatırken, çok iyi insandır dedikten hemen sonra, falancaya filancaya zamanında çok yardım etmiştir'i ekleriz cümlenin peşine. İyi olmayı gerektiren özelliklerden ilki budur bizim nazarımızda. Oysa çok iyi biliriz ki; ihtiyacı olan insanlara el uzatmak, yani yardımseverlik, alenen yapılacak işlerden değildir. Ve yine iyi biliriz ki; insanların sadece ihtiyaçlarını gidermekle iyi olunmaz. Şimdi gelin, iyi bildiklerimizden ilkini ele alalım hemen. Aslında uzun uzun anlatılacak konu değildir bu. Muhatabı olan kişi tarafından değeri bilinmeyen iyiliği denize atmamız, balığın da bilmemesi halinde Halık'ın mutlaka bileceği söylenir. Veya, sağ elimizle verdiğimizi sol elimizin görmemesi istenir bizden. Yani el çabukluğu marifet misali. Şip şak. "İyilik yaptım. nokta"
Ama uygulama çoğu zaman böyle gerçekleşmez. İyilikler birbirine nispet yaparcasına havalarda uçuştuğu için bu ve benzeri bütün sözler ataların ağzından hiç çıkmamış sayılır, iyi insan tarifimiz de böylece sığ kalır. İkincisi, birincisinden oldukça derindir. Bir insana maddi yardım yaparak, kendini iyiler arasında gören/gösteren insanların büyük çoğunluğunda çok ilginç bir durum vardır. Karşısındakinin daima ona muhtaç olarak yaşamasını ister, bu sebeple azar azar ve uzun aralıklarla yapar iyiliğini. "Ben olmasam, aç kalırsın." der gibidir. Ne adam akıllı destek olup o insanın kendine yetecek maddi bir seviyeye gelmesine yanaşır, ne de elini üzerinden çeker. Kısacası egosu tavan yapmıştır bu yardım sever iyimizin, şahsiyeti ise yerlerde sürünmektedir. Hâttâ her şeyiyle yerin dibini boylamıştır da diyebiliriz rahatlıkla.

Bu durumdan çok daha vahimi de vardır. Şöyle ki; iyi insanlar, yere düşmüş birine tekme atmayanlar olarak tarif edilir olmuştur. Meşhur sözümüzde geçen "Düşene bir tekme de sen atma" emrinin muhatabı olduklarını düşünen bu insanlar, konuyu karınlarından anladıklarından olsa gerek, yere düşmüş insana tekme atmaktan imtina etmekle iyilik yaptıklarını zannederler. Zannetmekle kalmazlar pardon, ben iyi biriyim havasına bürünürler. Bunu bize ihsas ettirdikleri zaman ise öyle bir sevimlilik yüklerler ki kendilerine, yaptıklarının iyi kelimesiyle aynı cümlede yer almayı hak etmeyen, kötü bir eylem olduğunu idrak etmeleri için en ufak bir çaba sarf etmek gelmez içimizden. Biz böyle susup, onları bir ara yazı konusu yapmayı düşündüğümüz sırada da kendilerini anlatmaya devam ederler. Düşenin dostu olmaz'ın aslında ne kadar yanlış bir deyim olduğundan girerler, düşen o şahsın aklını kullanmadığı için düştüğünden ve dostane yaklaştığından dem vurarak bu düşüşün onu kuvvetlendireceğinden çıkarlar. Yani demek isterler ki; "Düştüğün gibi kalkmayı da bileceksin dostum! Şöyle şöyle yapmasaydın, böyle böyle olmazdı. Kendi hatan sonucu düşmene rağmen ben seni tekmeleyenlerden biri olmuyorum. Kıymetimi bil! Hem sen güçlü birisin, bunu da aşarsın, düştüğün gibi kalkmasını da başarırsın, zart zurt!" Düşüşe kendince bir sebep bulur ve durumdan vazife çıkarır. Tutunacak dalı olmadığı için yerden doğrulamayan adam da düştüğü yerde kabul etmek zorunda kalır tekmesiz tokatsız iyiliklerini bizimkinin. Ve düşen adam gün gelip yerden kalktığı zaman, bu iyi insan yukarıdaki iki tiplemeden en az biri olacaktır, şüphesiz.

E peki gerçek anlamda iyiler yok mudur diye soracak olursanız; size önce gerçek iyinin tarifinin henüz yapılmadığını hatırlatır; ardından çevrenize, sonra medyada çıkan 'iyilik' haberlerine, daha sonra da kendinize bakmanızı söylerim. Ve, çok az bulunduğu için görme ihtimaliniz çok az derim. Ama adım gibi eminim, ya "Hayır, hepsini kabul edebilirim ama ben onlardan değilim/falan kişi onlardan değil." dersiniz, ya da "Henüz hiç kimseye iyilik yapacak maddi duruma gelmedim." dersiniz. Der demez de gümbürtüye gidersiniz, söyleyeyim.

İşin manevi boyutunu da bir başka zamana bırakalım. Eğer kaldıysa tabii.






3 yorum:

KAMİKAZE dedi ki...

canımm Banu ablacım yüreğine sağlık.çok güzel yazmışsın.

Pabuc dedi ki...

İyilik iyi insan kim bilmiyorum.İnsanlığının hakkını veren kişi sanırım iyi...

Yaptığı iyilikleri saklamaya çalışanlar var bir de seviyorum onları ve gizlemeye çalıştıkları insani yanlarını..

Sevgi ve duayla dost...

vişnap dedi ki...

Canım Banucuğum yüreğine sağlık ne güzel yazmış ifade etmişsin duygularını.Okudum düşündüm acaba ben iyi bir insanmıyım?Değilsem şayet Rabbim beni ıslah et iyi kullarından eyle diye dua ettim canım .İyi bir insan olmak gerçekten çok zor .Rabbim hepimizi iyi kul eylesin.Canım sevgilerimle..