23 Aralık 2011 Cuma

Ne Diye Hediye İşine Girdiysem! :)

Hani çoğunuz bilirsiniz; bazıları, sosyal medyada bilmem kaçıncı takipçisine hediye vereceğini açıklar ve o hediye genellikle takipçi arttırmaya yönelik boş bir vaat olarak kalır ya işte ben bunu anlamsız bulsam da negatif olarak eleştirmiyorum. Yazılı iletişimin bir tür eğlencesidir böyle hareketler ve biraz da popülaritenin tavan yapmasına yönelik atraksiyonlardandır diye düşünüyorum. Bu arada, atraksiyon kelimesinin devamına -lardandır'ı yazınca altını kırmızıyla çizen mekanizmaya isyan ediyorum, haberi olsun! Neyse, aynen ben de bu bahsettiğim konuya paralellik arz eden bir başka konuda eylem yaptım dün gece. Twitter'daki tweetleri okurken, tweet sayıma bir göz attım ve dokuz yüz doksan sekizi bulduğunu görünce, kendi kendime "Vay be, ne çabuk bine dayanmış, daha dün üç yüzlerdeydi" diye söylendim. Tam bu söylenmelerin arasında birdenbire aklıma, bininci tweetime bir anlam yükleme fikri geldi. Kurbağanın ekrandaki böcekleri öldürdükten sonra, ekrana uzanan ele saldırısı tam bitmişti ki "Buldum!" nidasıyla titrettim içimi. Ne bulmuştum peki? Şunu: Bininci tweetimi retweet edecek veya reply yapacak ilk kişiye bir hediye verecektim. Benim hediyem, en fazla fare marifetiyle çizdiğim bir resim olabilirdi ama bu pek anlamlı gelmedi bana. En iyisi dedim, bu ilk kişi hakkındaki düşüncelerimi iki satırlık bir yazıyla belirteyim. Hemen dokuz yüz doksan dokuzuncu tweetime bu düşüncelerimi yazıp, uçurdum sanal boşluğa. İşte ne olduysa ondan sonra oldu sevgili okuyucu. Değerli takipçilerimden iki kişi bu durumdan haberdar olur olmaz kendi çaplarında retweet yapmaya başladılar. Sevgili Kadir a. ve diCaprio, yazdığım tweeti rt ederek bininciyi rt etmiş havalarına girmek istediler ama ben direkt sarı kartımı çıkarıp "yoo yoo, o değil bi kere tamam mı?" dedim. Haliyle kısa süreli bir şok yaşadılar ve diCaprio, o tweetime bir soruyla cevap vererek, bütün karışıklığın başladığı ilk adımı atmış oldu. Birdenbire kendini tarifi imkansız bir kaosun içinde bulan bendeniz de, o cevabı karşılıksız bırakmamak düşüncesiyle -başımı iki elimin arasına bile alma gereği duymadan- bir cevap yazdım ona. (Aslında bal gibi de tweet oluyordu bu da). Ah ah! Ortalık toza dumana karıştı, tweetler birbirine girdi ve anında felaket bir hava esti koca Twitter camiasında. Yer yarıldı, gök gürledi, canavarlar falan kuyruklarını sallaya sallaya dolaşmaya başladılar etrafta. Neyse sevgili okuyucu, baktım ki kimse bininci tweetin hangisi olduğunu bir türlü bulamıyor, ben de fena sinirlendim ve dokuz yüz doksan dokuzuncuyu rt eden iki follower'ıma bu hediyeyi vermeye karar verdim. Farkındayım, bir cümlede iki kere aynı fiil geçmesi yazıyı bozuyor ama bininci tweetimin hâlâ orada öyle mahzun, masum ve de mazlum duruyor oluşu da beni çok üzüyor :( Bu üzüntüme verin, kural tanımazlığımdaki bu asiliğimi.

Eveet, olay böyle. Esprisi bir yana, dün gece cidden çok eğlenceli birkaç saat yaşadım. Bu saatlerin sonunda da Kadir a. ve diCaprio'ya, söz verdiğim gibi hediyelerimi gönderiyorum. Önce Kadir a..

Kimdir benim için Kadir a.:

Onu, "Hayvancılık ve yem" içerikli bir feed sayesinde tanıdım. Sanırım Aksaray civarında bir yerde yem ticareti yaptığından bahsediyordu. Eşimin o sıralar çiftçilik ve hayvancılıkla ilgili hayalleri vardı ve arkadaşımızın bu feedi, haliyle ilgimi çekmişti. Birkaç soruyla konu hakkında görüş aldım kendisinden. O konuşmada kendisini yaşça bize yakın zannetmiş olduğumu da itiraf edeyim. Sonradan öğrendim ki, sevgili Kadir, yaşadığı yıl sayısı bakımından bana ve eşime yakın değilmiş ama karakter olarak olgun bir insanmış. Dünya görüşünün liberalizm olması da, hiçbir şey olamamışların yanında epey yüksek bir değer taşıyor nazarımda. Şimdi, gerek olgun kişiliği gerekse bu liberalliği sayesinde Kadir'i çok severim falan dememi beklemeyin çünkü ona duyduğum sevgi ve saygının nedeni bunlar değil. Ben insanların bu iki kriter sebebiyle sevilip sayılmalarının yeterli olmadığına inanıyorum. Zaten akıllıyım diyen hiç kimse de inanmaz. Kadir, her şeyi bir kenara bırakalım, Allah rızasını gözeterek yaşamaya azami özen gösteren bir arkadaşım.  Dürüst ve açık sözlü. Sadece kadına yakışır diyerek kendilerini edepli olmaktan beri gören birçok dingilin aksine o sosyal medyada tanıdığım on - on beş edepli erkekten biri de aynı zamanda. Yani, ben onu seviyor ve sayıyorsam, işte bundandır. Tabii insan bunları en az üç-beş yazışmadan sonra anlıyor ve çizginin aynı gittiğini gördükçe de mutlu oluyor. Ha, unutmadan yazayım, o aynı zamanda iyi bir yazar ve iyi bir öğrenci. Entelektüel'de yazdıklarına arada sırada göz atmanızı öneririm. İngilizce'yi sağlam bir şekilde öğrenmeye azmetmiş olmasıyla da şahsen takdirimi kazanmıştır meslektaşım. Ona, eşi ve -varsa- evlat(lar)ıyla birlikte sağlıklı, huzurlu, uzun bir ömür diliyorum.

diCaprio'ya gelelim efendim:

Gerçek ismini Facebook'tan bildiğim ama kendisine bu yazıda kısaca Di diyeceğim bu arkadaşımı, uzun süredir tanıyorum. Bu sürenin başlangıcında, önce ben ona abone oldum, sonra bekledim, bekledim, o olmayınca ben de abonelikten vazgeçtim. Sonra bir kere daha denedim, ı ıh yine olmadı, ben yine vazgeçtim. Bu arada, onu ortak arkadaşlarımız sayesinde iyice tanımıştım ve son bir kere daha denemeye karar verdim. Vee, sonunda aboneliğiyle şereflendirdi beni sağ olsun. Hâttâ bu teşrifinden duyduğum memnuniyeti -bazı abonelerime yaptığım gibi- bir dm ile de bildirdim ona. Neyse, gelelim benim için Di'nin ne ifade ettiğine.
Kadir'in karakter yapısıyla ilgili yazdıklarımın hepsini onda da gördüm. Ne bir eksik, ne bir fazla. Dürüst ve iyi niyetli biri o. Vicdan sahibi olduğunu anlamak için, öyle kırk kere sohbet etmeye gerek duyulan insanlardan değil. İnsanları, erkek ve kadın olarak sınıflandırmayı hiç sevmem ama Di'nin erkek olmasından kaynaklanan çok ilginç huylarını da es geçemem. Mesela, son derece fanatik bir Fenerbahçeli olması dolayısıyla tipik bir Türk erkeği etiketini hak eden biri. Bu etiket işini de sevmiyorum ama sevgili okuyucu, ne yapayım, bizim milletin ağzıyla konuşmak da lazım arada bir. Di'nin bir de gifleri çok ilginç oluyor. Bilhassa kedililer favorim. Ama Di'yi Di yapan en belirgin özellik, 23:23, 01:01'ler. Bunlar yüzünden, bende de otomatikman ekranın sağ alt köşesine bakıp, gördüğüm saatin ergen literatüründe ne anlama geldiğini öğrenme kıpırtıları başladı ki eyvah eyvah diyorum, başka da bir şey demiyorum bu konuda. Yaş olarak benim kadar büyük olmadığını düşündüğüm Di gerek terbiyesi, gerekse bilinçli bir insan oluşu sayesinde tıpkı Kadir gibi sevdiğim ve saygı duyduğum biridir. Ayrıca, ben bir Antepli olarak, memleketimden haberler getirmesinden de çok memnunum. Allah onu da sevdiklerine ve sevenlerine bağışlasın, başlarından eksik etmesin.

Oh çok şükür, arkadaşlarıma -kendi kendime- verdiğim sözü tuttum. Aslında, bu tarzda yazılarımı sürdürmek istiyorum. Bilenler  vardır; bir dönem abonelerim konulu yazı dizisi yapmıştım. Yine öyle bir eyleme kalkışmayı düşünüyorum fakat bu aralar yazacak yerlerimde şımarık haller olduğu için erteliyorum. İnşallah bu mola çabuk geçer de birkaç iyi insan için daha karalarım bir şeyler.

Not: O değil de, bininci tweetim orada öylece duruyor ya, pes size diyorum yani pes! :p ;)

5 yorum:

diCaprio dedi ki...

" Sevgili Banu ; Yazdığın yazı gerçekden tek kelimeyle harika. İçinden geldiği gibi yazmışsın ve beni aşağı yukarı tanımlamışsın, merak ettiklerin varsa dm den cevap verebilirim , güven önemli size güvendiğimi söyleyebilirim. Gerçekden çok mutlu olduğumu da belirtmek isterim.Bu yazıyı paylaşmazsam çatlarım. " :)))

BANU dedi ki...

Teşekkürler :) Merak ettiğim fazla bir şey yok Di. Eğer olsaydı, hediye mediye vız gelir, seni yazmazdım :) Son cümlendeki "çatlarım"ı görünce, senin bir huyunu daha hatırladım: Sen birazcıcık yani miniminicik megalomansın bi de :P

Cihan Bakacak dedi ki...

Ne güzel olmuş yahu, Eline sağlık :) Hayvancılığa ben de meraklıyım ama kadir'in feedlerinde hiç rastlamadım, bıraktı mı acaba o tarz içerikleri :) Dİ'nin de saat feedleri bir Dİ klasiği bence FF'de. Sanki onun göreviymiş gibi geliyor bana. Bazen saati o konumda görüp de Dİ'nin feed girmediğini görünce, yapılması gereken bir şey yapılmamış gibi geliyor :)) Alıştırmış bizi...

Kadir dedi ki...

Çok teşekkür ederim :=)

BANU dedi ki...

Cihan teşekkür ederim. :)
Kadir rica ederim. :)