31 Mart 2011 Perşembe

Abonelerim. Arkadaşlarım. Dostlarım. Kısaca, Siz... 4

Artık eski mahallesindeydi. Hızlı adımlar eşliğinde direkt yaşlı komşusunun evine yöneldi. Sosyal medyanın düzeyli paylaşımcılarından Mert Alemdar'ın selamına mukabelede bulundu ve devam etti yola. Eve ulaştı. Kapıyı çaldı ama açan olmadı. Bir kere daha denedi ve bekledi. Kimse açmayınca, diğer komşularının oturduğu apartmana doğru yürümeye başladı. Apartmanın çaprazındaki bakkal dükkanının kapısında Merve İnce'yi gördü. Üniversiteli arkadaşına başarılarının sürmesini diledi ve birinci kattaki komşusunun zilini çaldı. Kapı açılınca girdi içeri. Komşusu, onun geldiğini görünce çok sevindi ve evine davet etti. Fakat giremezdi. Çünkü biliyordu ki önünde upuzun bir yol vardı ve menzile ulaşması gerekiyordu. Durumdan bahsetmedi tabii ki. Ayak üstü kapı muhabbetini kısa kesip, iki kat yukarıdaki komşusuna gitti. Onunla da hasret giderdi ve diğer komşularının evde olmadıklarını öğrenince apartmandan ayrıldı. Yavaş adımlarla karşıya geçti. Pideciye yaklaşınca metinim ヅ'i fark etti içeride. Gülümseyip yürüyüşünü sürdürdü. Sakin ve nazik insan mimhece'yi gördü o sırada. Onu da selamladı ve hedefe doğru attı adımlarını. Biraz ilerlemişti ki uygun fiyatlı ve kullanışlı ürünleri bulunan mobilyakeyfi'ne rastladı. Henüz yorulmamıştı ama yine de bir sandalyeye oturdu. Çünkü, birçok abonesini burada otururken görmeyi kurguluyordu. Yan binanın nehediyealsam'a ait olduğunu fark etti. İçeride birkaç tanıdık sima görebilmek umuduyla yerinden kalkıp oraya gitti. Gerçekten de, sıkı bir C. Ö.'cü olan arkadaşı, enerjik kız Morticia ile, bilişim dünyasının neferlerinden Muharrem ATA(More) oradaydı. Her ikisine de el salladı ve tekrar düştü yollara.


Baharatçının biraz ilerisinde, düzgün karakterli kişiliğiyle ve tevazusuyla tanıdığı kibar insan mstf ile karşılaştı. Ayak üstü hatırını sorup, ilerledi biraz daha. Soldaki binanın bahçesinde yürüyen temiz kalpli genç arkadaşı Musa TALAYHAN ve soyadıyla müsemma Mustafa İpek'i selamladı ve eski mahallesine ait kurguya son verdi. Şimdi yapması gereken tek şey, elbette yine yürümekti. Pişman olmadan yürümek. Kafasına üşüşen düşünceleri kovalayıp, sıranın kimde olduğuna göz attı. mırd ıgır'dı bu. Yani, canıydı. Yani, on beş gün sonra görmeyi umutla beklediği, şimdilerde sadece vize ve finalden ibaret olan sevgili oğluydu. Yanaklarından öptü onu. Kaldığı yere döndü ve hikayeyi menzile taşımaya devam etti. Yorulmadan çıktığı yokuşu, bu sefer yine bir çırpıda indi. Sağa döner dönmez nar-ı kalb ile Nurrrrr'un bir banka oturmuş sohbet ettiklerin gördü. On gündür görüşmediği bu iki düzgün insana tebessüm ederek uzaklaştı. On metre ötedeki Okuyo # www.okuyo.ne'in çıkışında Nursel'le karşılaştı. Adeta bir okuma aşığı olan bu nazik kıza el salladı ve dinlenmek üzere oturacağı bir yer aradı gözleri. Köşedeki çocuk parkının bankına ilişti. Tam karşısında her yaşa uygun ürünleri bulunan PembeRehber'in satış mağazası vardı. İçeri girenlerin arasında, sessizlerden biri olan mühendis omer yuksek'i, Trakya'nın dobra gençlerinden Onbaşıların Uğur'u ve inovasyonun parçalarından biri olan onur çetin'i tanıdı. Aslında buna tanımak denmezdi belki ama öyle demek zorundaydı. Geri dönüşü yoktu bu işin valla. Hapırsa da köpürse de menzile ulaşacaktı.


Yıkık dökük bir binanın yan tarafındaki çimenlerde kedileri görünce, gidip sevmek istedi. Klavyenin üstünde gezinmeye çalışan kedisi Grim'in, bu kurgudaki yeri tartışılmazdı. Hikayenin bu kısmını kediyle nasıl bağlayacağını düşünürken, Online Mp3 Dinleme'den gelen müzik sesiyle konuya dönüverdi. Binayı geçtikten hemen sonra operate'in "unutma" diyerek yaptığı hatırlatmayı duydu. Gaipten gelen sesler üzerine değil, yolda yürürken karşılaşma üzerine yazmakta olduğu hikayemsinin, kendi elleriyle sulandırılmasından duyduğu endişe giderek artıyordu. Şubat ayından bu yana sesi soluğu çıkmayan, yazar ve usta röportajcı Ozkan Erdem'i görünce, bu endişesinin yersiz olduğuna hükmetti. İlerlemesini sürdürdü. Pizzacıya geldiğinde, öğrenimini başarıyla yürüttüğünü umduğu Oğulcan Turhanlar'ın, aklı başında gençlerden biri olan Oğuz KOCA // aokocax ile pizza yediklerini gördü ve afiyet olsun dedikten sonra bir başka masaya da o oturdu. Bir bardak çayla birlikte ufak tefek bir şeyler istedi garsondan. İlk yudumun aldığı sırada, blog yazılarıyla var olan Pattadanak'ın da orada olduğunu fark etti. Karnını doyurduktan sonra kalktı ve ağır ağır karşı kaldırıma geçti. Okul araç ve gereçleri satan dükkandaki, Tahran yolcusu çevirmen Pelin Hazar A.'ya başıyla selam verip, hedefe kilitlendi tekrar. Biraz hızlandı. Avm'yi geçmek üzereydi ki, askerden dönen eşiyle neşeli neşeli konuşarak giden pkz'ye rastladı. Samimi bir tebessümle merhaba dedi genç arkadaşına. Yolun sonuna az kaldığını fark etti birden. Sevinçle birlikte heyecanı da arttı. Bir otobüs firmasının bürosunun kapısında iyi ahlak örneği insanlardan biri olan prensblue vardı. Kahramanmaraş yolculuğunun hayırlı geçmesini temenni ederek, yürüyüşünü sürdürdü. 


Hava az da olsa serinlemişti. Böyle giderse, akşama doğru iyice soğuyabilir diye düşündü. Karşı kaldırımdan yürümekte olan teknoloji sevdalısı Pınar Yıldız'a el salladı ve biraz sıklaştırdı adımlarını. O sırada yanından geçen akıllı hicivci RTugba Tekdal'a da selam verdi. Seyahatinin ne zaman biteceğini kestiremiyordu ama saatin henüz erken olduğunu düşünerek mutlu oldu. Okuldan çıkan çocukların arasından geçerken, küçük kardeşiyle birlikte hızlı hızlı yürümekte olan başarılı fotoğrafçı ruhsuzsarper'le karşılaştı. Çok az yürüdükten sonra, sessizliğe bürünenlerden biri olan Safa Soysal ile, "Beni ancak Allah yargılar" diyerek bağımsızlığını ilan eden, pazarlama ustalarından sebnem deniz'in ayak üstü konuştuklarını gördü ve hikayenin bir kere daha kesintiye uğrayacağını anladı. Böyle zamanlarda yaptığı şeyi yine yapmalıydı. Bu bölümün sonuna iliştireceği noktalı virgülü hazırladı. Hiç olmazsa bir abonesini daha görebilmek için kurguyu hazırlarken, saçlarından oluşan bıyıklarıyla kendisine gülümseyen segah'ın yanına gitti. Ve, yavaş yavaş etkisini arttıran gribin de etkisiyle, orada uzun süre kalması gerektiğine karar verdi. iyileşir iyileşmez de, sempatik ve sevimli arkadaşı semracelik'ten sonraki isimle ve var gücüyle yoluna devam edeceğine söz verdi.

Hiç yorum yok: